Saylav Ne Demek TDK? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak, insanların kullandığı kelimeler, davranışlar ve anlamlar üzerinde sürekli bir merakla düşünürüm. İnsan dili, sadece iletişimin bir aracı olmanın ötesinde, bir kişinin dünyayı nasıl algıladığının, nasıl hissettiğinin ve toplumsal bağlamda nasıl yer aldığının da bir yansımasıdır. Kelimeler, birer araçtan çok daha fazlasıdır; düşüncelerin ve duyguların şekil bulduğu birer harf ve heceden ibaret değildir. Peki, “saylav” kelimesi ne anlama geliyor? TDK’ye göre bu kelime hangi anlamlara gelir ve kullanıldığı bağlama göre nasıl bir psikolojik etki yaratır? Gelin, bu kelimeyi üç farklı psikolojik boyut üzerinden inceleyelim: bilişsel, duygusal ve sosyal. Saylav Kelimesinin…
2 YorumEtiket: ve
Tiroid Hastalığı Cinselliği Etkiler mi? Tarihsel ve Bilimsel Bir Bakış İnsan bedeninin en küçük bezlerinden biri olan tiroid bezi, düşündüğümüzden çok daha fazla şeyi etkiler: enerji düzeyimizi, ruh halimizi, metabolizmamızı ve hatta cinselliğimizi. Tiroid hastalıkları uzun yıllar boyunca yalnızca “metabolik sorunlar” olarak görülse de, son yıllarda yapılan araştırmalar bu hastalıkların cinsellik üzerinde de derin bir etkisi olabileceğini ortaya koymuştur. Tarihten Günümüze Tiroid ve Cinsellik Arasındaki İlişki Tarihsel olarak bakıldığında, tiroid bezinin cinsellik üzerindeki etkileri 19. yüzyılın sonlarında fark edilmeye başlanmıştır. O dönemde doktorlar, tiroid yetmezliği yaşayan bireylerde libido kaybı, yorgunluk ve cinsel isteksizlik gibi belirtileri gözlemlemişti. Ancak bu bulgular uzun…
2 YorumMerhaba sevgili okur, Ben, aynı konuya farklı açılardan bakmayı seven biri olarak bugün seni küçük bir keşfe davet ediyorum: “Kan plazmasının içinde ne var?” sorusunu sadece laboratuvar tezgâhından değil, hayatın içinden, insanların umutlarına ve toplumsal etkilerine dokunarak konuşalım. Gel, veri odaklı gözlemin soğukkanlı netliği ile duyarlılığın sıcak bakışını yan yana koyalım; birlikte tartışalım, birlikte merak edelim. Kan Plazmasının İçinde Ne Var? Bilimsel Bir Panorama Kan plazması, kanın sıvı kısmı; kabaca %90–92 su, %7 civarı protein ve geri kalanında elektrolitler, besinler, hormonlar, atıklar ve çözünmüş gazlardan oluşur. Görevi, hücrelere besin ve sinyal taşımak, vücudun düzenini sürdürmek ve savunmayı desteklemektir. Bir bakıma…
2 YorumKablo Kesiti Artarsa Ne Olur? Teknolojiden Toplumsal Adalete Uzanan Bir Yolculuk Hayatın her alanında birbirine görünmez ağlarla bağlıyız. Elektrik akımı bu bağlantıların en somut hâllerinden biri. Basit gibi görünen “kablo kesiti” kavramı bile, yalnızca teknik bir detay olmaktan çok öteye geçer; çünkü o kablonun içinden geçen enerji, aslında toplumun damarlarından akan yaşamdır. Bu yazıda “kablo kesiti artarsa ne olur?” sorusuna yalnızca mühendislik açısından değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet merceğinden bakmaya çalışacağız. Hadi birlikte düşünelim: Bir kablonun taşıma gücü arttığında toplumun yükü nasıl hafifler? Kablo Kesiti Artarsa Ne Olur? Teknik Bir Gerçekten Fazlası Teknik olarak kablo kesiti, bir iletkenin…
2 YorumGavuç Ne Anlama Gelir? Bir Antropolojik Bakış Kültürler, insanlık tarihinin izlerini taşıyan, bir toplumun yaşam biçimini, değerlerini, sembollerini ve kimliklerini şekillendiren karmaşık yapılar bütündür. Her kültür, kendine özgü bir dille, ritüelle, inanç sistemiyle var olur. Peki, bir kelime ya da kavram, bir toplumun yaşamını, düşünce biçimini nasıl yansıtır? Bu yazıda, “gavuç” kelimesi üzerinden, bir kelimenin ve ritüelin toplumsal yapılar, semboller ve kimlikler üzerindeki etkisini keşfedeceğiz. Gavuç: Bir Kelimenin Derin Anlamı Gavuç kelimesi, halk arasında farklı anlamlarla kullanılsa da en yaygın anlamı, “insanları korkutmak, onları sindirmek için kullanılan bir terör figürü” olarak öne çıkar. Ancak, bu basit anlamın ötesinde, gavuç bir…
2 YorumToplumsal Yapıların Gölgesinde Bir Ağrının İzinde: Baş ve Göz Ağrısı İçin Hangi Doktora Gidilir? Bir sosyolog olarak sahadaki gözlemlerimde, insanların bedenleriyle kurdukları ilişkiyi toplumsal normların, kültürel kalıpların ve cinsiyet rollerinin nasıl şekillendirdiğini sık sık fark ederim. Basit bir baş ya da göz ağrısı bile, bireyin tıbbi bir sorunu olarak değil, içinde yaşadığı toplumun sessiz kodlarıyla örülmüş bir deneyim olarak ortaya çıkar. “Baş ve göz ağrısı için hangi doktora gidilir?” sorusu bu bağlamda yalnızca bir sağlık sorusu değildir; aynı zamanda toplumsal bir aynadır. Sağlık Arayışında Toplumsal Kodlar Toplumun bireye yüklediği roller, sağlık davranışlarını da derinden etkiler. Baş ağrısı çeken bir kadının…
2 YorumGıdı Herkeste Olur Mu? Eğitimcinin Gözünden Bedenimiz ve Öğrenme Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Bedenin Öğrenmeye Yansıması Eğitim, sadece zihinsel bir süreç değil, aynı zamanda bedensel ve duygusal bir yolculuktur. Her birey, farklı hızlarla öğrenir, farklı yollarla anlar ve bedenine farklı şekilde yansıtır. Gıdı (ya da ikinci çene), birçok insanın yaşadığı, bazen rahatsızlık verici, bazen de sadece görsel bir farklılık olarak görülen bir durumu tanımlar. Peki, gıdı herkesin yaşadığı bir durum mudur? Eğitimci olarak, bu soruyu sadece bedenle değil, öğrenme süreçleri ve toplumsal faktörlerle de irdelemek gerektiğini düşünüyorum. Bedenimiz ve öğrenme biçimlerimiz, kültürel ve bireysel farklarla şekillenir. Hadi, gıdı meselesini öğrenme…
2 YorumGol Bir Terim midir? Sosyolojik Bir Analiz Bir araştırmacı olarak, gündelik hayatımızda sık kullandığımız kelimelerin ve kavramların aslında ne kadar derin toplumsal anlamlar barındırdığını fark etmek beni her zaman heyecanlandırıyor. Spor karşılaşmalarında sıkça duyduğumuz “gol” kelimesi, sadece bir oyun sonucunu ya da sayı kazanımını ifade etmez; aynı zamanda toplumsal normları, cinsiyet rollerini ve kültürel pratikleri de açığa çıkarır. Bir futbol sahasında atılan gol, bireysel bir başarıdan çok daha fazlasıdır: O, bir topluluğun sevinci, aidiyet duygusu ve kolektif kimliğinin dışavurumudur. “Gol”ün Dilsel ve Kültürel Boyutu “Gol” kelimesi kökeni itibarıyla spora ait teknik bir terim gibi görünse de, günlük yaşamda çok farklı…
2 YorumGerekçeye Dayalı Görüş Nedir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç, egemenlik, iktidar, kurumlar ve toplumsal düzen… Bunlar, her toplumun temeline işleyen, şekillendiren ve yönlendiren temel dinamiklerdir. Siyaset bilimci olarak bu dinamikleri anlamak, yalnızca hükümetlerin ve devletlerin nasıl işlediğini kavramakla sınırlı değildir. Aynı zamanda bireylerin ve grupların toplumsal ilişkilerde nasıl bir yer tuttuğunu, güç odaklarının nasıl şekillendiğini ve ideolojilerin toplumu nasıl dönüştürdüğünü incelemeyi de gerektirir. Bu bağlamda, “gerekçeye dayalı görüş” terimi, iktidarın ve güç ilişkilerinin daha net bir şekilde anlaşılmasını sağlar. Gerekçeye Dayalı Görüş Nedir? Gerekçeye dayalı görüş, bir düşüncenin, önerinin veya politikanın ardında yatan mantık ve nedenlerin açıkça belirtilmesiyle ortaya…
2 YorumSağ Bilekte Halhal Ne Anlama Gelir? Geleceğe Bakan Meraklı Bir Zihnin Notları “Sağ bilekte halhal ne anlama gelir?” sorusu, bugün gelenek ve stilin kesiştiği yerde dursa da yarın veriyle, kültürle ve kimlik politikalarıyla konuşulacak. Bu yazıyı, meraklı okurlarla birlikte beyin fırtınası yapmak isteyen biri olarak; bazen sahilde bir iz, bazen metaverse’te bir avatar detayı olan halhalın gelecekte neleri tetikleyebileceğini konuşmak için yazıyorum. Tahminlerimi iki çizgide toplayacağım: Erkeklerin daha çok stratejik ve analitik kurgulara yaslanan öngörüleri ve kadınların insan, duygu ve toplumsal etki odaklı sezgileri. İkisini de bir arada düşündüğümüzde, yarının halhalı yalnızca bir aksesuar değil; “kim olduğumuzu nasıl anlatmak istediğimizin”…
2 Yorum